Kısaca
Sınıf: Tevbe 60 sekiz alıcı sınıfını belirtir.
İhtiyaç: Temel ihtiyaç dışındaki mal da incelenir.
Yakınlık: Zekât kimlere verilir derken akrabalık hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Teslim: Uygun kişiye temlik esastır.

Zekât alıcısı nedir, zekât kimlere verilir?
Zekât alıcısı, Kur’an’da belirlenen sarf yerlerinden birine giren ve ilgili şartları taşıyan hak sahibidir. Tevbe sûresinin 60. âyeti sekiz sınıfı belirtir. Fakirlik, borçluluk ve yolda kalma aynı durum değildir. Din İşleri Yüksek Kurulu, alıcının gerçek durumunu ve zekâtın uygun kişiye temlik edilmesini birlikte açıklar.
Ödeme miktarından önce hak sahibini belirlemek
Zekât kimlere verilir sorusu, yalnız yardım edilecek kişinin adıyla cevaplanmaz. Kişinin ihtiyacı, borçları, temel ihtiyaçları dışındaki malı ve ödemeyi yapanla yakınlığı birlikte değerlendirilir. Bir kimseyi sevmeniz veya yardımın faydalı olması, ödemenin zekât sayılmasını kendiliğinden sağlamaz. Buna karşılık uygun hak sahibine yapılan yardımda onun onurunu korumak ve ihtiyacını anlamak önemlidir.
Zekât, Kur’an’da belirlenen sekiz alıcı sınıfına verilir. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât kimlere verilir?, 19 Mart 2025) Kurulun alıcı açıklaması (yeni sekmede açılır), her sınıfın aynı şartla değerlendirilmediğini gösterir. Zekât nedir rehberi ibadetin hükmünü; bu yazı ise payın kime ulaştırılacağını anlatır. Mal hesabı tamamlandıktan sonra alıcı kontrolü ayrıca yapılır.

Tevbe 60’ta belirtilen sekiz sınıf kimlerdir?
Âyette fakirler, miskinler, zekât memurları, müellefe-i kulûb, hürriyetine kavuşmaya çalışan köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalanlar sayılır. Her başlık kendi şartlarıyla okunur. Sekiz sınıfın bulunması, her kişinin zekâtını sekiz eşit parçaya bölmesi gerektiği anlamına gelmez.
Sekiz başlığı kendi kapsamıyla okumak
Tevbe sûresinin 60. âyeti, zekâtın sarf yerlerini belirleyen temel metindir. Diyanet’in âyet ve tefsir açıklaması (yeni sekmede açılır), kavramların anlamını ve fıkhî değerlendirmeleri birlikte aktarır. Sınıf adları günlük dildeki her yardım faaliyetine sınırsız biçimde genişletilmez. Özellikle memurluk, müellefe-i kulûb ve Allah yolunda olma başlıkları, kişinin kendi isteğiyle uygun gördüğü bütün projeleri zekât alıcısı yapmaz.
Müellefe-i kulûb konusunda Kurul, Hz. Peygamber dönemindeki uygulamayı ve sonraki görüş ayrılıklarını birlikte aktarır. Bazı müçtehitler şartların ortadan kalkmasıyla bu uygulamanın devam etmediğini benimserken, bazıları şartlara ve maslahata bağlı olarak devam edebileceğini belirtir. İkinci görüşte karar devlet yetkililerinin takdirine bağlanır. Bu yüzden bireysel bağışçı, sadece kendi değerlendirmesiyle bu sınıfı bütün tanıdıklarına genişletmez.
Rikāb başlığı da kaynaktaki tarihî ve hukukî anlamıyla korunur. Kurul, hürriyetini elde etmek üzere bir bedel üzerinde anlaşmış ve bu amaçla yardıma ihtiyaç duyan köleleri açıklar. Bu sınıfın adını günümüzdeki bütün borç, tutukluluk veya çalışma sorunlarına doğrudan uygulamak doğru bir kaynak okuması olmaz. Başka yardım ihtiyaçları, uygun fakirlik veya borçluluk şartları varsa kendi başlıklarıyla değerlendirilir.
| Sınıf | Kurulun açıklaması | Dikkat edilecek sınır |
|---|---|---|
| Fakirler | Temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı malı olmayanlar | Malın artıcı olmaması tek başına yeterli değildir |
| Miskinler | İhtiyaç sahibi alıcılar | Kurul fakirlik ölçüsünü bu sınıf için de açıklar |
| Âmilûn | Devletçe zekât toplamakla görevlendirilen memurlar | Her gönüllü veya sivil kuruluş bu sınıf değildir |
| Müellefe-i kulûb | Kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen kimseler | Uygulama ve devlet yetkisi hakkında görüş farkı vardır |
| Rikāb | Hürriyetini elde etmek için anlaşma yapmış köleler | Tarihî kapsam gelişigüzel başka sınıflara çevrilmez |
| Borçlular | Borcunu karşılayacak mal dışında nisabı bulunmayanlar | Her borç sahibi otomatik olarak uygun değildir |
| Fî sebîlillâh | Maddî imkân bulamayan mücahitler | Kurul kamu binası yapımını bu kapsamda saymaz |
| İbnü’s-sebîl | Yolculukta malına erişemeyip yolda kalanlar | Malına kartla ulaşabilen yolcu aynı durumda değildir |
Kurul, fakir ve miskin ölçüsünü aynı açıklama içinde verir; diğer başlıklarda ise görev, borç veya yolculuk gibi farklı şartlara yer verir. Bu tablo kişisel servet incelemesinin yerine geçmez. Bir kişinin hangi sınıfa girdiğini belirlemek için yalnız meslek adı, dış görünüş veya geçici nakit sıkıntısı üzerinden hüküm verilmez. Bilinen ihtiyaç ve gerçek mal durumu esas alınır.
Sınıf adını belirlerken sorun:
- Yardım ihtiyacı hangi sebepten doğuyor?
- Temel ihtiyaçların dışındaki mal durumu biliniyor mu?
- Borç veya yolculuk gibi özel durumun şartları gerçekleşmiş mi?
- Ödeme yapanla alıcı arasında yasaklanan yakınlık var mı?
Âyetteki sekiz sınıf, sekiz eşit payın herkes için zorunlu olduğu şeklinde okunmaz. TDV Zekât maddesi dağıtım konusunda mezhep farklarını açıklar. Hanefî ve Mâlikî değerlendirmeler ile Şâfiî yaklaşım aynı değildir. Alıcı sınıfı hakkında bilgi edinirken dağıtımın mezhep çerçevesi de korunur. Zekât âyetleri rehberi ilgili metinleri birlikte incelemek isteyenler için tamamlayıcıdır.
Fakir, zengin ve borçlu alıcı nasıl ayrılır?
Kurul, temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı malı bulunan kişiyi fakir veya miskin saymaz; bu malın artıcı olması şart değildir. Borçluluk ayrı değerlendirilir. Borcu ödeyecek malından başka nisap miktarı malı olmayan kişi, ilgili şartlarla borçlu sınıfında ele alınır.
Temel ihtiyaçlar ile ihtiyaç dışındaki mal
Fakirlik değerlendirmesinde yalnız aylık gelir veya o gün elde bulunan para dikkate alınmaz. Temel ihtiyaçlar dışındaki mal da önem taşır. Kurul, bu malın artıcı olup olmamasından bağımsız olarak nisap miktarına ulaşmasının fakir ve miskin kapsamında zekât almaya engel olduğunu belirtir. Kişinin yaşadığı ev ile ihtiyaç dışında elinde tuttuğu malın ayrımı, gerçek kullanım ve ihtiyaç bilgisiyle açıklanır.
Zekât alıcısının fakirlik ölçüsü, temel ihtiyaçlar dışındaki nisap miktarı malıyla ilgilidir. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât kimlere verilir?, 19 Mart 2025) Bu yüzden bir malın yıllık zekâtının doğmaması, sahibinin mutlaka zekât alabileceğini göstermez. Nisap miktarı rehberinde yükümlülük ve yardım alma yönünden farklı zenginlik kavramları ele alınır. İki inceleme birbirine karıştırılmaz.
Borç bulunması tek başına yeterli değildir
Borçlu alıcı, Kurul açıklamasında borcunu ödeyeceği maldan başka nisap miktarı malı bulunmayan kişidir. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât kimlere verilir?, 19 Mart 2025) Borç miktarı ile mal durumu birlikte öğrenilir. Varlıklı bir kimsenin kredi veya taksit kullanması onu otomatik olarak zekât alıcısı yapmaz. Aynı şekilde ödeme gücü olmayan bir kişinin durumu sadece düzenli gelirinin bulunmasıyla reddedilmez.
| Durum | İncelenecek bilgi | Kaçınılacak genelleme |
|---|---|---|
| Nakit sıkıntısı | İhtiyaç dışındaki mal ve erişim imkânı | Cebinde para yoksa mutlaka fakirdir |
| Borç | Borcun karşılığı ve geriye kalan mal | Her borcu olana zekât verilir |
| İhtiyaç malı | Gerçek temel ihtiyaç kapsamı | Her mal aynı zenginlik ölçüsüdür |
| Gelir | Gelirle birlikte ihtiyaç ve mal durumu | Her maaş alan zekât alamaz |
Alıcının durumunu incelerken ayırın:
- Temel ihtiyaçları karşılayan mallar
- İhtiyaçların dışındaki mal varlığı
- Borçları ve ödeme imkânı
- Aynı hanedeki herkesin ayrı sahipliği
Yolda kalanlar ve zekât görevlileri hangi şartlarla alıcıdır?
Yolda kalan kişi, memleketinde malı olsa bile ona erişemiyorsa yolculuk ihtiyacı yönünden değerlendirilebilir. Kurul, parasına banka kartıyla ulaşabilen yolcuyu bu kapsamda saymaz. Âmilûn ise devletçe tayin edilmiş zekât memurlarıdır; bütün sivil kuruluş çalışanları veya gönüllüler bu sınıfa girmez.
Yolculuktaki erişim güçlüğünü doğru anlamak
Yolda kalan kimse, kendi memleketinde zengin sayılacak malı bulunsa da yolculuk sırasında parasına ulaşamayan kişidir. Kurul, ihtiyaçlarının malına ulaşıncaya kadar karşılanabileceğini belirtir. Buradaki ölçü yolculukta bulunmak değil, gerçek erişim güçlüğüdür. Turist olmak, başka şehirde okumak veya uzak bir ülkeye gitmek tek başına yolda kalmış alıcı sınıfına girildiğini göstermeye yetmez.
Yolda kalan alıcı, yolculukta malına erişemeyen ve ihtiyacı bulunan kişidir. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât kimlere verilir?, 19 Mart 2025) Kurul, memleketindeki parasını banka kartı veya başka yöntemle alabilen kişinin bu gerekçeyle zekât alamayacağını açıklar. Bu ayrım, güncel ödeme imkânlarının neden değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Yardım ihtiyacının devamı, kişinin gerçek erişim şartlarına göre incelenir.
Vekil kurum ile âmilûn aynı görev değildir
Âmilûn, devlet başkanı tarafından zekât toplama görevi için tayin edilen memurlardır. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât kimlere verilir?, 19 Mart 2025) Kurul, böyle bir görevlendirmesi bulunmayan fertleri ve sivil kuruluşları bu sınıfta değerlendirmez. Dolayısıyla her yardım çalışanının ücretinin veya her kampanya giderinin âmilûn payı olduğu söylenemez. Bir kurumun iyi amaçla çalışması, bu özel alıcı niteliğinin yerine geçmez.
Bir kuruluş zekât sahibinin vekili olarak uygun kişiye teslim yapabilir; vekâlet görevi ile âyette belirtilen memurluk sınıfı farklıdır. Zekât nasıl verilir rehberi niyet, havale ve teslimi açıklar. Vekil kuruma ödeme yapılırken payın hangi kişilere ulaştırılacağı sorulur. Kurulun havale fetvasında transfer masrafının zekât tutarından ayrıca karşılanması da açıklanır; bütün organizasyon giderleri için buradan sınırsız yetki çıkarılmaz.
Aracıyla teslimde öğrenin:
- Kurumun hangi sıfatla hareket ettiğini
- Alıcının hangi şartlarla seçildiğini
- Zekâtın uygun kişiye nasıl temlik edildiğini
- Masrafın paydan ayrı karşılanıp karşılanmadığını
Akrabaya, öğrenciye ve hayır kurumuna zekât verilir mi?
Akrabalık tek başına zekât almaya engel değildir; usul, fürû ve eşler için özel hükümler vardır. Öğrenci de yalnız öğrencilik sıfatıyla değil, alıcı şartlarıyla değerlendirilir. Kurul, cami ve okul inşaatına doğrudan zekât verilmesini uygun görmez; uygun kişiye vekâleten teslim ayrı bir işlemdir.
Yakınlık ile ihtiyaç şartını birlikte değerlendirmek
Kurulun Hanefî çerçevesindeki zekât verilmeyecek kişiler açıklamasında anne, baba, büyük anne, büyük baba, çocuklar, torunlar ve eşler sayılır. Fakir kardeş ile fakir gelin ve damat için ayrı açıklamalar yapılır. Akrabaya zekât ve fitre rehberi yakınlıkları karşılaştırır. Aynı ailede yaşamak veya akraba olmak tek başına bütün kişilerin aynı hükümle değerlendirilmesini gerektirmez.
Bir kişiye gönüllü yardım yapabilmek ile aynı kişiye zekât borcunu ödeyebilmek ayrı sorulardır. Örneğin anne ve babaya destek vermek değerli bir aile görevidir; ancak Hanefî çerçevesinde bu desteğin zekât sayılmaması, yardımın bırakılacağı anlamına gelmez. Zekât için uygun başka alıcı seçilirken aileye gereken destek kendi bütçesiyle sürdürülür. Ödeme türlerinin ayrılması, hem yükümlülüğü hem yardımın amacını açık tutar.
Müslüman olmayan bir komşuya gönüllü iyilik yapılması da zekâtın teknik alıcı şartlarından ayrı değerlendirilir. Kurulun zekât verilmeyecek kişiler açıklamasında gayrimüslimler yer alır. Bu hüküm, genel yardımlaşmanın bütün biçimleri hakkında aynı sonuç çıkarılmasını gerektirmez. TDV Sadaka maddesindeki gönüllü yardım kapsamı ayrıca okunur. Fitreyle ilgili tarihî mezhep tartışmaları da zekât için sınırsız yeni izin gibi kullanılmaz.
Bir öğrenciye yardım düşünülürken onun da gerçek mal ve ihtiyaç durumu öğrenilir. Öğrenci kelimesi, âyette ayrı ve sınırsız bir alıcı sınıfı değildir. Uygun fakir alıcıya mülkiyetinde kullanacağı bir destek verilmesiyle, okul binasının yapımına ödeme aynı işlem değildir. Eğitimin faydalı olması, zekâtın kişi ve temlik şartlarını ortadan kaldırmaz. Gönüllü bağış ise kendi kapsamıyla ayrıca değerlendirilebilir.
Hayır projesi ile gerçek kişiye teslim
Zekât, Kurulun 12 Mart 2025 tarihli açıklamasına göre cami, okul ve benzeri yapıların inşaatına doğrudan sarf edilmez. (Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât âyetinde geçen fî sebîlillâhın kapsamı) Kurulun kurum ve temlik açıklaması (yeni sekmede açılır), hak sahibine mülkiyet devrini esas alır. Kurumun fakir bir kişiye vekâleten teslim yapması farklıdır. Kurum adı yerine, yapılan işlemin gerçek niteliği öğrenilir.
| Örnek | İncelenecek şart | Kaynak çerçevesi |
|---|---|---|
| Anne-baba ve torun | Usul ve fürû bağı | Hanefî açıklamada zekât verilmez |
| Fakir kardeş | Yakınlık yanında alıcı uygunluğu | Kurul uygun görür |
| Gelin ve damat | Fakirlik ve diğer alıcı şartları | Kurul uygun görür |
| Öğrenciye destek | Kişinin ihtiyacı ve temlik | Sadece öğrenci adı yeterli değildir |
| Cami yapımı | Binaya doğrudan harcama | Kurul zekât için uygun görmez |
Ödeme türünü açıklığa kavuşturun:
- Zekât mı gönüllü sadaka mı olduğunu
- Alıcının gerçek kişi mi proje mi olduğunu
- Akrabalığın ilgili hükmünü
- Vekâlet varsa son teslimin nasıl yapıldığını
Gönüllü sadaka ve genel infak, zekâtın teknik alıcı kurallarıyla tamamen aynı kapsamda değildir. Bu yüzden ihtiyaç sahibine yardım etmek ile kamu yararına yapı desteklemek farklı ödeme türleriyle düşünülebilir. Camiye zekât ve sadaka rehberi bu ayrımı açar. Yardımın adını sonradan değiştirmek yerine, niyet ve teslim biçimi ödeme öncesinde açık belirlenir.
Zekât alıcısını seçerken hangi sıra izlenir?
Önce alıcının hangi sınıfa girdiği ve gerçek ihtiyacı öğrenilir. Ardından yakınlık, mal durumu, niyet ve teslim şartları değerlendirilir. Vekil varsa payın uygun kişiye ulaştırılması açıklığa kavuşturulur. Yardımın kaydı, kişinin onurunu koruyacak ölçüde tutulur; ihtiyacı kamuya duyurmak gerekmez.
İhtiyaç sahibinin onurunu koruyan teslim
Alıcı seçimi, insanın ihtiyacını bütün çevresine anlatmasını gerektiren bir işlem değildir. TDV’nin Sadaka ve İnfak maddelerinde iyiliğin gösterişten uzak yapılması ve yardım edilen kişinin incitilmemesi vurgulanır. Gerçek ihtiyacı anlamaya yetecek bilgiyle yetinmek, gereksiz ayrıntıları paylaşmamak ve teslimi saygıyla gerçekleştirmek uygun bir tutumdur. Yardımın dinî şartları ile kişinin mahremiyetini korumak birlikte gözetilir.
Malın hesabı için hazırlanan kişisel kayıt ile alıcıya yapılan teslimin takibi birbirinden ayrılabilir. Alıcıya bütün servet hesabını anlatmak gerekmez. Buna karşılık vekil kurum, aldığı paranın zekât olduğunu ve uygun alıcıya ulaştırılması gerektiğini bilmelidir. Niyet, yakınlık ve teslim şartlarının açıklığa kavuşması, yardımın yalnız bir banka hareketi olarak değerlendirilmesini önler. Her transferin tamamlanmış zekât olduğuna yalnız dekont üzerinden karar verilmez.
Fakirlik, borçluluk veya yolda kalma şartı zaman içinde değişebilir. Önceki bir yardımda uygun bulunan kişinin yeni ödemedeki durumu da gerçek bilgilerle değerlendirilir. Bu, alıcıyı incitecek sorgulama yapmak anlamına gelmez; bilinen ve güvenilir bilgilerle hareket edilir. Tereddüt edilen somut durumda mezhep, mal ve borç bilgileriyle Din İşleri Yüksek Kuruluna danışılabilir. Genel tablo kişisel durumun bütün ayrıntılarını kapsamayabilir.

Sık sorulan sorular
Zekâtın sekiz alıcı sınıfı hangi âyette geçer?
Tevbe sûresinin 60. âyetinde belirtilir.
Zekâtımı mutlaka sekiz eşit parçaya mı ayırmalıyım?
Hayır. Dağıtım konusunda mezhep farkları vardır; sekiz sınıfı bilmek sekiz eşit payı herkes için zorunlu yapmaz.
İhtiyaç dışındaki malın artıcı olmaması zekât almaya yeter mi?
Kurul, artıcı olmasa da ihtiyaç dışındaki nisap miktarı malı fakirlik değerlendirmesinde dikkate alır.
Maaş alan hiç kimse zekât alamaz mı?
Yalnız maaş bulunmasıyla hüküm verilmez; ihtiyaçlar, borçlar ve mal durumu birlikte incelenir.
Her borçlu zekât alabilir mi?
Hayır. Kurul borcu karşılayacak mal ile bunun dışındaki nisap miktarı malı birlikte değerlendirir.
Memleketinde zengin olan yolcu zekât alabilir mi?
Yolculukta malına erişemeyen ve ihtiyacı bulunan kişi yolda kalmış sınıfında değerlendirilebilir.
Banka kartıyla parasına ulaşan yolcu aynı kapsamda mı?
Kurul, parasına erişebilen yolcunun bu gerekçeyle zekât alamayacağını açıklar.
Her yardım kuruluşu çalışanı âmilûn sayılır mı?
Hayır. Kurul bu sınıfı devletçe tayin edilmiş zekât memurlarıyla açıklar.
Zekât alıcısı olarak ihtiyaç sahibi kardeş değerlendirilebilir mi?
Kurul, diğer alıcı şartlarını taşıyan fakir kardeşe zekât verilmesini uygun görür.
Öğrenci olmak tek başına zekât alma hakkı verir mi?
Hayır. Kişinin uygun alıcı şartlarını taşıması gerekir.
Cami inşaatına verilen para zekât sayılır mı?
Kurulun 2025 tarihli açıklaması doğrudan cami inşaatı harcamasını zekât için uygun görmez.
Zekât hayır kurumlarına verilir mi?
Kurum, zekâtı hak sahibine ulaştıracak vekil olarak kullanılabilir. Din İşleri Yüksek Kurulu zekâtın vekâlet veya havale yoluyla verilebileceğini, önemli olanın zekâtın alacak kişiye ulaşması olduğunu açıklar; havale ve EFT masrafı zekâttan düşülmez. Kurumun payı uygun kişiye nasıl temlik edeceği önceden öğrenilir.
Yurt dışındaki ihtiyaç sahibine zekât verilir mi?
Diyanet İlmihali I bu konunun mezhepler arasında ihtilaflı olduğunu belirtir. Hanefîler fakir akrabayı gözetmek, daha muhtaç kişilere ya da öğrenciye ulaştırmak gibi amaçlarla zekâtın başka bölgelere gönderilmesini caiz görür. Şâfiîler ise zekâtın malın bulunduğu yerde dağıtılmasını gerekli sayar; orada alacak kimse yoksa başka yere gönderilebilir.
Zekât zamanında verilmezse ne olur?
Diyanet İlmihali I'e göre fakihler, şartları gerçekleşen malın zekâtının sene biter bitmez ödenmesi gerektiğinde birleşir; zekât borcu kul hakkıdır ve özürsüz geciktirilmesi caiz değildir. Geciken zekât ödenmesi gereken bir borç olarak kalır; vakit geçti diye düşmez.
Zekât Ramazan'dan sonra verilir mi?
Evet. Zekât belirli bir aya bağlı değildir; para, altın ve ticaret malında kamerî yılın dolmasıyla farz olur ve geciktirilmeden verilir. Din İşleri Yüksek Kurulu, zekâtın yıl dolmadan önce de verilebileceğini ve yıl içinde taksitle ödenebileceğini açıklar.
Diğer sorular için Sık Sorulan Sorular sayfasına göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
Bu rehberdeki dini bilgiler Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulu yayınlarına dayanır; mezhep farkı bulunan konularda bu fark ayrıca belirtilmiştir. Kişisel durumunuza özgü sorular için güvendiğiniz bir din görevlisine danışabilirsiniz.
Zekât kimlere verilir? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Zekât kimlere verilmez? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Zekât âyetinde geçen fî sebîlillâhın kapsamına okullar, Kur’ân kursları, camiler ve benzeri hayır kurumları girer mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Tevbe sûresi 60. âyetin meali ve tefsiri (yeni sekmede açılır)Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu
“Zekât” maddesi, Mehmet Erkal (birinci bölüm) (yeni sekmede açılır)TDV İslâm Ansiklopedisi
Fakir kardeşe zekât verilebilir mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Damat ve geline zekât verilebilir mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Zekât, vekâlet, havale, EFT vb. yollarla ödenebilir mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
“Sadaka” maddesi, Ali Duman (yeni sekmede açılır)TDV İslâm Ansiklopedisi
“İnfak” maddesi, Mustafa Çağrıcı (yeni sekmede açılır)TDV İslâm Ansiklopedisi
İlmihal I: İman ve İbadetler, “Bayram Namazı” ve “Teşrik Tekbirleri” bölümleri (yeni sekmede açılır)Diyanet İşleri Başkanlığı
Zekât, vaktinden önce verilebilir mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
Zekât taksitle ödenebilir mi? (yeni sekmede açılır)Din İşleri Yüksek Kurulu
İlgili rehberler
Zekât ve Öşür10 dk okuma
Zekât Nasıl Verilir? Nelere Dikkat Edilir?
Zekât niyeti, temlik, vekâletli ödeme ve transfer masrafları için kaynaklı işlem rehberi.
Rehberi oku: Zekât Nasıl Verilir? Nelere Dikkat Edilir?Zekât ve Öşür10 dk okuma
Akrabaya Zekât Verilir mi? Fitre, Kardeş ve Torun
Kardeş, torun, gelin, damat ve kayın hısımlarında zekât ve fitre için kaynaklı yakınlık rehberi.
Rehberi oku: Akrabaya Zekât Verilir mi? Fitre, Kardeş ve TorunSadaka ve Hayır10 dk okuma
Zekât Sadaka Farkı Nedir? İnfak ve Gönüllü Yardım
Zekâtın özel şartları, gönüllü sadaka ve infakın geniş kapsamı için kaynaklı karşılaştırma.
Rehberi oku: Zekât Sadaka Farkı Nedir? İnfak ve Gönüllü YardımZekât ve Öşür11 dk okuma
Havâic-i Asliye Nedir? Zekâtta Temel İhtiyaçlar Rehberi
Havâic-i asliyenin (temel ihtiyaçlar) tanımı, Kurul'un saydığı ihtiyaç kalemleri, oturulan ev, araç ve meslek aletlerinin durumu, borçlar ve temel ihtiyaçların zekât, fitre ve kurbana etkisi.
Rehberi oku: Havâic-i Asliye Nedir? Zekâtta Temel İhtiyaçlar Rehberi
Bu rehberi paylaşın:
Kurban hizmetlerinin kapsamını inceleyin
Kurban hizmetleri vekâlet, kesim ve teslim şartlarıyla değerlendirilir. KurbanKestir zekât toplama hizmeti sunmaz.




